Cumhuriyet Köyü Kırsal Tasarımı

Cumhuriyet Village Rural Design

Yıl

Year

: 2019

Yer

Location

: Beykoz, İstanbul

Alan

Site

: 999. 975 m²

İşveren

Client

Beykoz Belediyesi

Tasarım Ekibi

Design Team

: Hayriye Eşbah Tunçay, Gökçen Özalp,  Ayşen Oflaz, Racibe Çetinkaya, Dilara Akülke,  Utku Ali Güler, Ayça Keskin, Beste Buse Akçin, Serena Karyot

CUMHURIYET_3 - Photo.jpg

Cumhuriyet köyü Beykoz ilçesinin doğusunda Riva nehri boyunca zengin alüvyal topraklarla kaplı ovası ve bu ovadan yükselen yamaç üzerine konumlanmış köy dokusu ile özgün bir kırsal karaktere sahiptir. Ancak alan İstanbul’a yakınlığı, yeni açılan otoban sayesinde şehirden kolayca erişilebilir olması nedeniyle kentleşmenin baskısı altındadır. Pek çok çiftçi arazisini işlemek yerine imara açmakta ve artık üretim yapmamaktadır. Salt tarımsal faaliyet emek yoğun ancak kar getirmeyen bir aktivite olarak görülmektedir. Riva proje alanındaki tarımsal peyzajın kırsal kalkınma, turizm ve kırsal kimlik anlamında proje alanında yaşatılması ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarım anlamında ele alınması önem arz etmektedir. Tasarımın odağında üst başlıklar olarak iklim değişimi, peyzaj performansı, su güvenliği, enerji ve gıda güvenliği gibi konular yer almaktadır. Proje kuramsal temellerini Biofilia hipotezinden alır. Tarımsal peyzajdaki doğal süreçlerin sürdürülebilirliği gözetilirken, İnsanların tarımsal aktivite ve doğanın içinde interaktif bir deneyim elde etmelerini sağlayan, çiftçilerin de bu aktivitenin bir parçası olabileceği ve turizm gelirleri elde edebileceği tarım bazlı bir turizm konsepti projenin temelinde yer alır. 

Agro turizme sahne alan araziyi dinamik bir peyzaj parkı olarak değerlendirmek mümkündür. Bu şekilde Cumhuriyet köyünün terk edilmiş tarım arazilerini kentlilere hizmet ederken doğal ve kültürel süreçlerin sürdürülmesine yardımcı olan üretken ve estetik bir alana dönüştürmek mümkündür. Dönüşüm stratejisi geliştirilirken öncelikle korunacak unsurlara odaklandık. Dönüşüm stratejisini belirlerken öncelikle korunması gereken sulama kanalları, doğal drenaj koridorları, anlar, akarsuyun sezonsal hareketleri, ve ağaç dizeleri gibi tarımsal peyzaj unsurları tespit edilir. İkinci olarak, proje legumler, brasicalar, ayçiçeği gibi geniş yapraklılar ve sorgum veya yulaf gibi otsulardan oluşan bir çok ürünlü deseni terk edilmiş arazilere uygulamaya odaklanır. Üçüncü olarak, proje su konusuna odaklanır. Alanda korunan mevcut su ağı ve yapılarına ek olarak alana gerekli görülen yerlerde biyolojik kanalları ve su tutulum haznelerinin tasarlanması ile suyun toplanması, filtre edilmesi, depolanması ve gerktiğinde kullanılması için sağlanır. Buna ek olarak tasarım alanın kenarındaki akarsu koridorunun alanla etkileşimini artıracak şekilde yeniden tasarlanmasını da içerir. Bu kapsamda hem vejetasyonlu doğal bir koridor oluşturulurken yer yer insanların etkileşimini artırmak ve su yolu üzerinden alana teknelerle erişimi sağlamak amacı ile gerekli tasarımları da geliştirir. Ve son olarak, tasarım insan hareketleri ve etkileşimine imkan verecek olan yürüyüş patikaları ve yükseltilmiş sütrüktürlerin tasarımına odaklanır. Yükseltilmiş yürüyüş koridoru ve buna eklemlenmiş pavilyonlar aslında Karadeniz’in ayaklar üzerinde kurulan tarımsal yapılarına gönderme yapar. Aynı zamanda alandaki üretime engel olmadan farklı kotlarda, farklı aktiviteler için platform oluşturur.


Cumhuriyet village, in the Town of Beykoz, Istanbul, has a unique rural character with its plains covered with fertile alluvial soils and the village houses located on the slope rising from this plain. However, the area is under the pressure of urbanization due to its proximity to Istanbul and its accessibility through a highway from the city. Many farmers abandon their agricultural practices because of the anticipation of imminent urban development. Agricultural activity is labor-intensive but not equally profitable in their minds. Therefore, the farming landscape must be kept alive in the project area to promote rural development and tourism in tandem with preserving rural character and identity. This goal comes from more prominent discussions on adaptations to climate change, landscape performance, water safety, energy, and food safety. The project takes its theoretical foundations from the Biofilia hypothesis. Subsequently, while maintaining the sustainability of natural processes in the agricultural landscape of Cumhuriyet Village is at the core of the project, the project promotes an agro-tourism, which enables people to gain an interactive experience in an agricultural landscape, where farmers can be a part of this activity and generate tourism revenues.

The site becomes a dynamic landscape park of agro-tourism. This approach preserves the natural and cultural patterns and processes while at the same time, allow urbanites to enjoy this productive and beautiful setting. While developing a strategy for the transformation, the project, first, concentrates on the preserved landscape elements such as irrigation ditches, natural drainage systems, tree rows lining the fields, the water fluctuation pattern, and the river bank. Second, the Project introduces a multi-crop rotation scheme of legumes, brassicas, broad leaves, and grasses to the abandoned lots. Third, the project focuses on the most fundamental component- water on the site. In addition to all the preserved water patterns and sources, the design proposes new bio-swales, ditches, and water retention areas to catch the water, filter to improve its quality, and restore the water to use when needed. Besides, the design enhances the interaction of the terrain with the adjacent river corridor by providing sensitive contouring, stabilization of embankments with natural materials. It also gives opportunities to people’s interaction with the river and enables the transportation of people to the site by boat. And finally, the design focuses on the people’s movement and interaction with the productive landscape with a network of paths on the terrain and structures such as boardwalk and its attached pavilions above the terrain. These raised structures get their inspiration from the elevated structures of Black Sea rural landscapes. Overall, the project generates an environmental interpretation system.

cumhuriyet-grafik.png
CUMHURIYET plan utku.jpg

The regenerative farming approach, which revitalizes degraded lands due to conventional agricultural techniques, can improve the organic matter, texture, fertility, water retention of the soil. Conventional methods rely on rotating two crops in a year and leaving the fallow the next year. However, with the regenerative farming practice, the rotation of up to 8-9 crops during the year is possible. This multi-crop rotation with the diverse cover of plants facilitates production diversity which in turn brings landscape diversity and activity variety.

cumhuriyet kesit_REV.jpg
CUMHURIYET_11_ayş_rev - Photo.jpg
CUMHURIYET_9 - Photo.jpg
CUMHURIYET_10 - Photo.jpg
CUMHURIYET_5 - Photo.jpg

© 2017 by HET PEYZAJ KENTSEL TASARIM AR-GE LTD.ŞTİ.  info@hetpeyzaj.com | +90 537 430 3444